Kendini sabote etmek

“Neden kendimi sabote edeyim ki?”

İçinde bulunduğunuz durumdan memnun olmayabilir, yapmakta olduğunuz şeyden pişmanlık duyabilir ancak bunları dile getiremiyor olabilirsiniz.


“İyi ama kendimi pişman olacağım bir duruma neden sokayım?”

Bunun çeşitli sebepleri olabilir.

Hayır demekte zorlanıyor olabilirsiniz. Hayır derseniz karşınızdaki kişiyi kırmaktan veya onu kaybetmekten korktuğunuz için kendinizi istemediğiniz bir şeyi yaparken bulabilirsiniz.

Öz farkındalığınız yeteri kadar yüksek değilse neyi isteyip neyi istemediğinizi kestiremeyebilirsiniz. Başta istediğinizi zannettiğiniz bir şeyi sonra istemediğinizi anlayabilir ama bunu kendinize ve çevrenize itiraf edemeyebilirsiniz.

Aceleciyseniz veya karar vermek için kısıtlı zamanınız varsa önemli bir karar vermeden önce yeteri kadar düşünecek fırsatı bulamamış olabilirsiniz.

Çeşitli menfaatler uğruna aslında yapmak istemediğiniz bir şeyi yapmaya kendinizi zorladıysanız vicdanınız sizi sıkıştırabilir.

Herhangi bir eyleme geçmeden önce duygusal sebeplerden ötürü o eylemin sizin için ne kadar faydalı, ne kadar zararlı olduğunu iyi analiz edemeyebilirsiniz. Zarar ihtimalini küçümseyip faydaları abartmak pişman olma ihtimalini artırır.


“Peki kendimi nasıl sabote ediyor olabilirim?

Genelde olumlu, neşeli ve iyi geçinen biriyken bazı koşullarda son derece şikayetçi, eleştirel ve memnuniyetsiz birine dönüşüyorsanız o an içinde bulunduğunuz durumun size iyi gelmediğini içten içe biliyorsunuz demektir.

Ancak bunun farkına varmak her zaman kolay değildir.

Çoğu zaman neden keyifsiz olduğumuzu bile bilmeyiz.

Suçu hava durumuna, merkür retrosuna, siyasi olaylara atarız.

Oysa ki her hava koşulunun olumlu bir yönü vardır. Biz olumsuza odaklanırız.

Milyonlarca kilometre uzaktaki gezegenlerin hareketlerine anlam yüklemek iç sesimize kulak vermekten daha kolay gelir.

Zaten içinde bulunduğumuz durum da siyasetçilerin umurunda bile değildir.

İçimize dönmeyi reddettiğimiz sürece hayatı hem kendimize hem de çevremizdekilere zindan etmeye başlarız.

Farklı koşullarda dikkatimizi bile çekmeyecek kadar küçük şeyleri abartıp sorun haline getiririz ve bunu yaparken hem kendimizi hem de çevremizdekileri mutsuz ederiz.

Bilinç dışı düzeyde aslında şunu isteriz:

“Yeteri kadar olumsuzluk yaratırsam benim kendime itiraf edemediğim ve dolayısıyla içinden çıkmaya cesaret edemediğim bu nahoş durumu belki çevremdekiler veya dışsal koşullar sonlandırır.”

Oysa ki çoğu zaman suçlayıcı olmadan, hakaret etmeden, direkt ve net bir şekilde “şu an içinde bulunduğum durumdan memnun değilim, ne yapabiliriz?” gibi çözüm odaklı bir yaklaşım sergilersek çevremizdeki insanların bize yardımcı olma ihtimali artar.

Çünkü bizi samimi bulurlar.

Bunu yapmayıp etrafımızdaki insanları suçlamaya, gereksiz sorunlar çıkarmaya, “ben keyif almıyorsam kimse keyif almasın” modunda olmaya devam edersek bu tutum çevremizdekiler tarafından yıkıcı ve rövanşist olarak yorumlanır ve uzun vadede kişiler arası ilişkileri yıpratarak yalnızlaşmaya yol açar.


“Kendimi sabote etmek zorunda kalacak durumlara sokmaktan nasıl kaçınabilirim?

1) Hayatın doğal akışından farklı, sıradan, gündelik olayların dışında bir şey yapmaya karar verirken acele etmemek iyi bir başlangıçtır.

Size bir teklifle gelen kişiye hemen cevap vermek zorunda değilsiniz. “Ben bunu biraz düşüneyim” gibi bir cümleyle zaman kazanabilirsiniz.

Düşünecek yeterli zamanınız yoksa ve gelen teklif hakkında olumlu veya olumsuz net bir fikre sahip değilseniz, karşı taraf sizden hemen bir yanıt bekliyorsa reddetmek makul bir seçenektir.

İyi şeyler zaman alır, “acele işe şeytan karışır”.


2) Ne kadar düşünürseniz düşünün hala bir sonuca varamıyorsanız belki de öz farkındalığınız yeteri kadar yüksek değildir.

Böyle bir durumda yazarak düşünmek çok faydalıdır.

Önünüze bir kağıt, bir kalem alarak vereceğiniz karar sonucunda oluşabilecek fayda ve zararları listelemek hem durum analizini sağlıklı yapmanıza imkan tanır hem de o şeyi gerçekten isteyip istemediğinizi anlamanıza yardımcı olur.


3) Eğer hayır diyememe sebebiniz karşı tarafı kırmak veya kaybetmekten korkmak kaynaklıysa neden hayır dediğinizi detaylı bir şekilde, kendinizden ve duygularınızdan bahsederek anlatabilirsiniz.

Bunu yüz yüze yapamayacağınızı düşünüyorsanız mesaj atmak veya e-posta yazmak da oldukça iyi yöntemlerdir.

Yazılı iletişimde herhangi bir blokaj olmayacağı için anlatmak istediğiniz şeyleri rahatça kelimelere dökebilirsiniz.

Kendinizi ve reddetme sebebinizi yeteri kadar iyi anlatmanıza rağmen sizden uzaklaşacak, size tavır yapacak, gönül koyacak biri zaten sizinle sadece kendi menfaati için birlikte oluyor demektir.

Bu durumda sizden uzaklaşması sizin için kayıp değil, kazanç olur.

Anlayışın olmadığı ilişkiler yorucu ve yıpratıcıdır.


4) Menfaat uğruna istemediğimiz bir şeyi yapmak ticari ve siyasi ilişkilerde kaçınılmaz olsa da yakın ve duygusal ilişkilerde sorun yaratır.

Samimiyetsizlik sandığınızdan çok daha kolay fark edilir.

Bu yüzden sağlıklı bir duygusal ilişki kurmak imkansız hale gelir.

Eğer bahse konu olan menfaat sizin için vazgeçilmez önemdeyse samimi olmanızı gerektirmeyecek kişilerle etkileşim halindeyken yıkıcı ve rövanşist moda girmemek için öz farkındalığınızı diri ve tetikte tutmanız faydalı olacaktır.

Çünkü bu sayede istemediğiniz bir işe hangi menfaat uğruna girdiğinizi kendinize sürekli hatırlatacak ve süreçten ziyade hedefe odaklanarak kendi işinizi sabote etmekten kaçınacaksınız.


5) Elde etmek istediğiniz menfaat, samimi olmanızı gerektirecek yakın bir ilişkiden geçiyorsa dürüstlük her zaman en sağlıklısıdır.

Samimiyetsizlik ve art niyet, bunlara maruz kalan kişiye kendini kandırılmış hissettirir. Dolayısıyla istediğinizi elde etmenize engel olur.

Halbuki peşinde olduğunuz şeyin gerçekte ne olduğunu açık ve dürüst bir şekilde ifade ederseniz karşınızdaki kişiyle uzlaşıya varma ihtimaliniz artar.

Uzlaşı olmasa bile en azından kendinizi, yakınını kandıran kişi pozisyonuna sokmamış olursunuz.

Böylelikle içten içe kendinizden nefret etmez, vicdan azabından dolayı kendinizi sabote etmezsiniz.


“Ben pişman olduğum nahoş bir duruma çoktan girdim ve bu durum tek başıma içinden çıkamayacağım kadar karmaşık ve kritik. Ne yapabilirim?”

Profesyonel destek alabilirsiniz.

Belki içinde bulunduğunuz olumsuzluk, çıkmanızı gerektirmeden düzelebilecek veya en azından tolere edilir seviyeye gelebilecek bir durumdur.

Bunu kendi başınıza sağlıklı analiz edemiyor olabilirsiniz, çok normal.

Çünkü hepimiz; duygularımızdan ötürü kendi içinde bulunduğumuz durumu, tıpkı bir filin bütününü mikroskopla görmeye çalışır gibi algılarız.

Oysa ki filin fil olduğunu anlamak için biraz uzaktan bakmak gerekir.

Kendi hayatınıza uzaktan ve tarafsız bakabilmek için danışman desteği almak çözümü kolaylaştırır.

Danışmanlık randevusu almak için tugrulkatkak@gmail.com adresine e-posta atabilir veya aşağıdaki butona tıklayarak WhatsApp üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

Diğer yazıları için tıklayınız.

Kendini sabote etmek” için bir yorum

Yorumlar kapatıldı.